21. Yüzyıl Becerileri ve Öğrenim

21. Yüzyıl öğrenim süreçlerinin temelinde yatan en önemli fark öğreten öğretmenden öğrenen insana doğru everilmelidir. Teknoloji üretim, tüketim süreçlerini çok hızla değiştirmeye başladığı için mesleklerin içerik geçerlilikleri çok uzun süre için kalıcı olmamaktadır. Başka bir deyişle bir inşaat mühendisi üniversiteden çıktığı zamanki bilgi birikimini teknoloji ve malzemenin hızla değişimi sonucu her 4-5 senede bir yenilemek durumundadır. Bu nedenle işinde kalıcı ve başarılı olmak için sürekli öğrenmeli ve bilgisini yenilemeli ve genişletmelidir.

Bunun yanı sıra sert paradigma değişimlerinde birçok işin yok olması çok rastlanan bir durumdur. Örneğin otomotiv sektöründe birçok işi robotlar yapmaya başlamış, bu da aynı sektörde çalışan birçok işçinin yeni beceriler kazanarak başka bir iş dalına yönelmesinin zorunlu kılmıştır. Benzer bir süreç sonucu değişen teknikler, yazılım dilleri, araç modelleri, iletişim mecraları ve aklımıza gelen her alanda sadece değişime uyum sağlayabilenler iş gücü ve üretimde kalma şansını yakalayacaklardır.

Buradan ilk grup 21. Yüzyıl becerileri oluşuyor: Adapte olan düşünme becerileri, değişimi yakalayan ve ona uyum sağlayan analitik beceriler ön plana çıkıyor. Bununla beraber öğrencilerin kendi başlarına öğrenmeleri en önemli öncelik. Öğretmene, anlatan bir kişiye ve içeriğe bağımlı olmayan öğrenci tipolojisini yaratmak, bu öğrencinin yetişmesi için okul ve öğrenim süreçlerini düzenlemek en önemli hedef, iş, tercih haline geliyor.

Öğrenen öğrenci kendi içinde doğal olarak ciddi bir bilişim altyapısını da çağrıştırıyor. Zira tüm öğrenim sınıfla sınırlı olmayıp zaman ve mekandan bağımsız 7/24 mantığında sürekli bir hale geliyor. Burada sınırlar kalkıyor, buna karşın kullanıcı – öğrencinin beceri ihtiyacı da artıyor. Başka bir deyişle bilişim becerileri öğrenci beceri paletinin önemli bir parçası olmanın ötesinde çıkış noktası oluyor.

Tablet ya da laptop seçenekleri bu öğrenimin temelini oluştursa da mobil cihazlar, cep telefonları aynı sürecin bir parçası olarak kabul ediliyor ve yerine göre ciddi işlevler üstlenebiliyor. Özellikle genç nüfusun bu cihazları kullanımı, iletişim ve paylaşım süreçlerindeki hızı ve motivasyonu da öğrenimi direk olarak etkiliyor.

Bilişimin gelişmesi ve özellikle her türlü paylaşımı –işitsel, görsel, metin, program- süratli, etkin yapılabilmesi işbirliğini süratlendirmiş ve çok arttırmıştır. Bu da doğal olarak üretimi ve üretimden öte inovasyon temelli ekonomileri benzeri görülmemiş bir yapıya kavuşturmuştur. Patent sayıları artmış, gittikçe artan bir nüfus üretime dahil olup, sadece çalışan olarak değil, proje ve iş üreten olarak ekonomide yer almaya başlamıştır.

Buradan ikinci grup 21. Yüzyıl becerilerine geliyoruz: İşbirliği ve çevrimiçin (collaboration & connectedness) çalışma becerileri geliyor. Eğitim ve öğrenim süreçleri adına bu beceriler şu anlama geliyor: Öğrenciler birlikte çalışmalı, üretmeli, sorulara-problemlere sadece beraberken değil aynı zamanda zaman ve mekandan bağımsız olarak iletişim kurarak cevaplar aramalı. Bu cevapları ararken tüm çevrimiçi araçları kullanmalı ve ilgili kişi ve kurumlarla da iletişim kurarak sorularına her mecradan cevapları araştırabilmelidir.

Paradigma değişimini tetikleyen en önemli sektör bilişim oldu. Özellikle 1980’li yıllarda başlayan World Wide Web gelişimi ve yayılımı ile birlikte bunu izleyen cihazlardaki işlev, kapasite ve hız artımı bu değişimi tetikleyen önemli etkenlerden oldu. Eğitim sektörü bu değişim rüzgarına katılmakta her ne kadar diğer sektörlerin gerisinde kalsa da nihai olarak bilişim altyapısı ve cihazların kullanımı ile yerini aldı. Yerini aldığında da tüm okullar ciddi bir teknoloji yatırımı yaparken, öğrenim süreçleri de bu yatırımlarla paralel olarak bu cihazları kullanmaya başladı.

1 ve 2. Grup 21. Yüzyıl becerileri doğal olarak bilişime dayalı ve her daim bilişimi kullanan grup. Bu nedenle öğrencilerden öğrenen insanlar yetiştirmek istiyorsak mutlaka ileri seviyede bilişim becerilerini geliştirmemiz gerekiyor. Öğrenim adına bu gereksinim şu anlama geliyor: Derslerin içeriğini öğrenirken; problem çözerken, çözümler üretirken, araştırma projeleri yaparken, tüm süreçleri ve sonuçları paylaşırken öğrencilerin bilişim becerilerinin çok gelişmiş olması gerekiyor.

Bir diğer önemli değişim paylaşım – sunum – tasarım, ürün ve hizmetlerin bilişim temelli olarak yayılması oldu. WWW yayılmasıyla tüketimin yapısı klasik üretim – dağıtım – satış ağlarından çıkıp, farklı kanallar ve araçları kullanmaya başladı. Web’in artan rolü, ürün tasarım, sunum ve satış işlev ve yapılarını da değiştirdi. Bu değişimin doğal sonucu olarak bir takım işler içerik ve işlev değiştirirken yeni bir takım işler meydana çıktı (örnek olarak sosyal medya uzmanı!)

Bu değişim öğrenim süreçleri ve dersler adına 3. Grup 21. Yüzyıl becerisini getirdi. Medya Okur-Yazarlığı ve Tasarım Zihniyeti. Öğrenciler 21. Yüzyıl dünyasına girmek, orada yer almak için bilişim tabanlı medyayı doğru ve etkin kullanmalı, sadece tüketici olarak değil aynı zamanda aynı araçlarda üretici olmayı öğrenmelidir. Derslerin işlenişi ürün çıkarmaya yönelmeli, öğrenciler üretirken tasarım odaklı olmaya çalışmalı, paylaşımlarında ise medya araçlarını etkin, verimli kullanmalıdır.

Son olarak Creativity diğer öne çıkan bir özellik olarak beceri grubunda yer almaktadır. Ancak bu dilimize çevrildiğinde yaratıcılık olarak tanımlanırsa yanıltıcı olabilir. Buradaki creativity ağırlıklı olarak Creative Thinking anlamında kullanılıyor; var olan bir problem ve soruya farklı ve yaratıcı çözümler üretmek anlamına geliyor. Her ne kadar bir önceki grupta Tasarım Zihniyeti bir tarafından estetik bir olgu olarak algılansa da aslında Yaratıcı Düşünce ile birlikte işleyen ve herhangi bir problemin çözümünde süreçleri tasarlama anlamına gelen biçimde kullanılıyor.

Bu beceri dersler açısından daha çok vaka ve gerçek hayat problemlerinin konu olarak seçilmesi anlamına geliyor. Bunun ötesinde çözümlerin tek düze olması ya da tek bir bakış açısı ile değil de farklı perspektifleri içermesi ön plana çıkıyor. Teknik olarak bu ölçme değerlendirmede sonucu değil süreci, tek bir cevabı olan soruları değil, farklı cevaplarda cevaplama yöntemlerini notlandıran ölçme değerlendirmeleri ön plana çıkarıyor.

Örnek vermek gerekirse; göç kavramını olumlu ve olumsuz olarak her iki yönüyle değerlendirmek, sınıfı ikiye ayırıp olumlu ve olumsuz yönlerini irdeleyen gruplar oluşturmak, sonrasında ise grupların dayandırdığı verileri ve argümanları irdelemek bu tip bir öğrenimin özelliklerinden olabilir. Bu aşamadan sonra ise her iki grup göç sorununa çözüm önerileri getirmek için çalışmalar yapabilir, önerileri ile gerçek hayat sayılarını ve vakalarını birbirine bağlayarak sunumlarını hazırlayabilirler.

 

Özetlemek gerekirse…

 

Nedenler

1. Paradigma değişimi ve bilişimin hayatın her alanında mutlak bir hakimiyeti olması, yaşamın tüm süreçlerinde bu cihazların ve altyapının kullanımı zorunlu hale getiriyor.

2. Değişimin sürati ve kapsamı nedeniyle yeni yüzyılın en önemli ihtiyacı ‘Öğrenen İnsan’ olarak tanımlanıyor.

3. İnovasyon ve üretimde paylaşım, çevrim içi, tasarım, yaratıcı düşünme ekonomide önemli bir yer edinmeye başlıyor.

 

Sonuçları – 21. Yüzyıl Becerileri

1.  Kodlamaya kadar uzanan geniş bir bilişim beceri paleti 21. Yüzyılın öğrencisi ve öğrenen insanının ihtiyacı haline geliyor.

2. Öğrenen insan için işbirliği, paylaşım, çevrim içi çalışma sürecin vazgeçilmezi haline geliyor. Bu neden bu becerilerin gelişimi de ön plana çıkıyor.

3. Öğrenmeden çözüm ve ürün üretmeye uzanan süreçte medya okur-yazarlığı, tasarım zihniyeti ve yaratıcı düşünme becerileri yeni yüzyılda ön plana çıkan beceriler haline geliyor.

 

Anahtar Kavramlar

Collaboration                          Sharing independent of time and space – publishing

Connectedness                       Web based learning – thinking – producing – sharing

Creativity                               Creative thinking – inovative problem solving

Design Mindset                      STEM & STEAM & ürün temelli öğrenim

New Media Literacy              Web tabanlı üretim – paylaşım – sosyal medya

Algorhytmic Thinking            Yaratıcı çözümler – yapay zeka

Novel & Adaptive Thinking   Değişime uyum – öğrenen insan

Cross-Cultural Competency   İleri yabancı dil becerisi

Transdisciplinarity                 STEM to STEAM

ICT Literacy                            Cihaz kullanımı – kodlama

Digital Citizenship                  Bilişim kültürü ve yaşamı – güvenlik

 

STEM ve STEAM Bunun Neresindedir?

STEM ve STEAM temelinde disiplinler arası öğrenim (cross / inter-disciplinary) temelli yaklaşımlardır. Birebir aynı değildir, ancak temeli bu tip bir yaklaşıma farklı derslerde aynı üniteye bir bakış / öğrenim anlamına gelmektedir. STEM ve STEAM bu yaklaşımı 21. Yüzyıla taşımış, palete yeni eklenen becerileri içermesi açısından da günümüzde daha geçerli ve yaygın halen gelen bir öğrenim süreci olarak ön plana çıkmıştır.

 

STEM ve STEAM ile 21. Yüzyıl bağlantıları…

1. Öncelikle problem çözme ve disiplinler arası çalışma var.

2. Disiplinler arası çalışma sadece bilgi edinmeye değil, aynı zamanda bir probleme çözüm üretmeye ve ürün geliştirmeye yönelik olarak kurgulanıyor.

3. 21. Yüzyılın becerileri bu üretim aşamasında tasarım zihniyeti, yaratıcı düşünme becerilerini kullanıyor.

4. Bilgi edinme, soru ya da bir problem çözmenin basamaklarından biri olarak süreç içinde yerini alıyor, böylelikle içerik gerçek bir problemde kullanılarak daha kalıcı öğrenme gerçekleşiyor.

5. Bu üretim sürecinde öğrenciler öğrenen oluyor, sorunlara çözüm bulma aşamasında işbirliği yapıyor, web tabanlı içerik ve paylaşımları etkin olarak kullanıyor.

6. Ortaya çıkan ürün ve çözümleri test ederken ister istemez hipotez – deneme – doğrulama süreçleri ile bilimsel düşünmeyi uygulamada öğrenip, içselleştiriyor.

7.  Öğrenciler teorik olarak öğrendikleri formül ve diğer hesaplamaları ürettikleri ürün ve tasarımlarda kullanarak gerçek hayat bağlantılarını kurabiliyor, aynı zamanda ezberlemenin ötesinde dersin içinde ve dersler arası bağlantıları kurabiliyor.

8. Ürünlerin tasarlanması ve üretiminde öğrenciler farklı çözümler üretmenin yanı sıra ortaya çıkanları farklı mecralarda değişik araçları kullanarak paylaşıyor.

9. Ölçme değerlendirmede çıkan ürün ile bu ürünü çıkarma süreci ayrı ayrı değerlendiriliyor, böylelikle süreç ve sonuç değerlendirmeleri bir arada kullanılabiliyor.

 

TEV – TEVİTÖL T21-C PROGRAMI DERSLERİ

Farklı Haftalık Ders Çizelgesi

Bir senede maksimum 6 ana ders

Disiplinler Arası Dersler

Coğrafya – Tarih

Edebiyat – Felsefe – Politika – Tarih – Sanat Tarihi

Tarih – Felsefe – Sanat Tarihi

Tarih – Teknoloji

STEM Dersleri

STEAM Dersleri

Online Dersler

Bireysel Öğrenme Programı

Uygulamalı Dersler

Teknoloji ve Tasarım Dersleri

Klasik sanat dersleri –heykel / resim- seçmeli

Tasarımın Temel Kavramları

Teknoloji Kullanarak Tasarım

Eşya Tasarlama

3D Printer Kullanarak Üretim

ICT Beceri Dersleri