Main Logo 4

Üstün ve Özel

ÖZEL YETENEKLİ ÇOCUKLAR
Özel yetenekli çocuklar, seçkin yeteneklerinden dolayı, yüksek seviyeli iş yapmaya yeterli oldukları, bu alanda, profosyonel olarak bilinen kimselerin belirlemiş olduğu çocuklardır. Bu özellikdeki çocukların kendilerine ve topluma katkıda bulunabilmeleri için, farklılaştırılmış eğitim programları ve hizmetlerine gereksinimleri vardır. (Clark, 1997)
 
Özel Yetenekli öğrenciler için öğretimin farklılaştırılması gerekli midir?
Farklılaştırılmış öğretimin amacı, öğrencinin gelişimini ve bireysel başarısını en üst düzeye çıkarmaktır. Öğrenci gereksinimleri etkin ve sürekli bir şekilde değerlendirilir. Böyle bir öğretimde esnek gruplar oluşturulur, öğrenci birçok öğrenme fırsatları ve çalışma düzenlemeleri ile tanışır.
 
Özel yeteneklilerin tanılaması ve bu kişilerin eğitimi niçin önemlidir?
Özel yetenekliler erken yaşta yönlendirildiklerinde gelişimleri hızlandırılabilir.

Bilgi ve yaratıcılığa dayalı rekabet dünyasında Özel yetenekliler kendi alanlarında iş, bilim, teknoloji, sanat ve hizmet sektörlerine, uygarlığa katkıda bulunabilecek değerli birer ekonomik kaynaktır.

Yönlendirilmediği, kendini gerçekleştirme ve yaratma fırsatını bulamadığı zaman kendisine ve çevresine olumsuz etkileri olabilir.
 
Özel yetenekli Çocukların Özellikleri Nelerdir?
  • Zihinsel ve fiziksel olarak yüksek enerji düzeyine sahiptirler
  • Hızlı öğrenirler, üstün kavrama, akılda tutma özellikleri vardır
  • Geniş hayal ve imgeleme güçleri vardır
  • Gözlem güçleri kuvvetlidir
  • Yaratıcıdırlar, keşfetmek, bulmak isterler
  • Sürekli gelişme isteği içindedirler ve sürekli sorgularlar
  • Bellekleri güçlüdür
  • Analiz, sentez yetileri gelişmiştir
  • Entelektüel meraka sahiptirler
  • Lider özellikleri sergilerler
  • Çevreleriyle iyi ilişkiler kurarlar
  • Sorun çözmekten, güçlüklerin üstesinden gelmekten hoşlanırlar
  • Mizah duyguları güçlüdür
  • Ayrıntılara dikkat ederler
  • Sözcük hazineleri zengindir, doğru, hızlı ve akıcı konuşurlar
  • Uzun süre bir konu üstüne odaklanabilirlerse de tekdüzelikten hoşlanmazlar.
Bu özellikler tüm çocuklarda belli ölçüde gözlenebilir. Özel yeteneğin göstergesi olabilmesi için bu özelliklerden bir çoğunun çocukta ilgili yaş grubunun doğal olarak gösterdiği ölçülerin üstünde bir düzeyde gözleniyor olması gerekir. Özel yetenek çeşitli alanlarda, farklı boyutlarda ve farklı derecelerde ortaya çıkabilir.
 
Zeka ve Ölçülmesi
Özel yeteneğin tanılanmasında Wechsler Intelligence Scale for Children WISC-R zeka ölçeğinin kullanılması yaygınlık gösterir. Bu test 6 -16 yaş arasındaki çocuklara uygulanmaktadır. Bu ölçek sözel ve performansa dayalı yeteneği ölçmekte ve ortalaması 100, standart sapması 15 olan standartlandırılmış bir toplam IQ puanı hesaplamaktadır.

Özel yetenekliler, kendilerine ve çevrelerine katkıda bulunabilmeleri için normal sınıflarda uygulanan programların ötesinde farklılaştırılmış öğrenme yaşantılarına ihtiyaç duyarlar. Çocukların farklı yetenek alanlarına göre tanılanması, okuldaki başarı değerlendirilirken birden çok başarı ölçütünün kullanılması, sadece ortaya çıkan değil potansiyel yeteneğin de keşfedilmesi, motivasyonun sürekli ölçülmesi ve geliştirilmesi gereklidir. Bilindiği gibi genel zeka ve eğitim ile kazanılan bilgi ve beceri iş yaşamında başarı kazanmak için yeterli değil, bu durum duyuşsal zeka ile desteklenmesi gerekmektedir.
 
Aileler Neler Yapabilir?
Yaparak yaşayarak öğrenmeyi desteklemeli, çocuk bedenini, beş duyusunu, zihinsel ve duygusal alt yapısını kullanma fırsatı bulursa, yaşantısı zengin olur.
Gelişiminin önünü kapatmama, özel bir çocuğa sahip olan anne baba çocuğun merakını engellememeli, kendi yolunu bulmaya çalışırken durdurmamalıdır.
Çok yönlü gelişimi özendirme, sözel ve sayısal becerileri, mantık ve akıl yürütmeyi, ilişkilendirebilme, iletişim gibi sosyal becerileri, değerleri ve yaratıcılığı dengeli büyümeyi sağlayacak biçimde desteklemek gerekir.
Farklılığı kabul etme, Özel yeteneklilerin farklılığını gerçekçi biçimde görmeli ve geliştirilmesine katkıda bulunulmalıdır.
Yapılandırma ve engellenmeden sınır çizme, üstünlüklerinin farkına varan, çevresindeki kişileri yönlendirebileceklerini gören Özel yeteneklilerin sınırlarını görme ihtiyacı vardır. Hem kendi güçlerinin sınırlarını hem de çevrenin kabul sınırlarını sınamak isterler.
Bir usta öğretici, bir “Mentor” bulma, çocuğun yetenek alanında o konudan iyi, anlayan, bir anlamda o işin ustası olan bir yetişkinle çalışması, kendisine rol modeli alabileceği nitelikte bir yetişkinle iletişim içine girmesi gelişimini hızlandırır ve yönlendirir.
Zenginleştirilmiş etkinliklerle desteklemek, doğa ile ilişki kurmasını sağlamak, aile etkinlikleri düzenlemek, sinema, tiyatro, grup oyunlarına katılma, hobilerin oluşmasını desteklemelidir.
 
“ Her çocuk bir değerdir ve her çocuğun yetenekleri yönünde gelişmeye hakkı vardır.” (Özer, 1997).
 
Özel yetenekli çocuklara yönelik günümüzde neler yapılıyor?
VI. Beş Yıllık Kalkınma Planında ilk kez “üstün zekalı çocukların yeteneklerine uygun bir ortamda yetiştirilmelerini sağlamak amacıyla gerekli eğitim kurumlarının geliştirilmesine önem verilecek ve özel sektörün bu alandaki girişimleri desteklenecek” ifadesi yer almıştır.
 
Tev İnanç Türkeş Özel Lisesi

1990 yılında ünlü girişimci ve iş adamı Sezai Türkeş, eşi İnanç Türkeş’in adını yaşatacak, maddi olanakları sınırlı özel yetenekli çocukların eğitileceği bir okul açmak için bir vakıf kurdu. Belirlenen amaç doğrultusunda eğitim vermekte iken, 1996 Ocak ayında maddi güçlükler baş gösterdi ve inşaat çalışmalarına ara verildi. 1997 yılında uygulamaya konan zorunlu sekiz yıllık eğitim, okulun ortaokul bölümünün kapanmasına yol açtı, öğrenci kaynağına sınırlama getirdi.

Türk Eğitim Vakfının desteğiyle 10 Temmuz 2002 tarihinden itibaren eğitim öğretime aralıksız olarak devam etmektedir.

Anadolu Lisesi müfredatı uygulanarak yabancı dille eğitim verilmektedir. Üstün ve özel yeteneklilere uygun etkinlikler sürdürülmektedir.

TC vatandaşı, maddi durumu yetersiz üstün zekâ ve yetenekte olan öğrenciler, öğrenci seçme heyetince belirlenmektedir. Seçme işlemleri, geçen yıla kadar sadece MEB Rehberlik Araştırma Merkezleri’nden bildirilen, hem yetenekli hem de maddi durumu yetersiz öğrenciler arasından sınav yaparak birinci aşamayı geçmekte ve okulumuzda ikici aşama sınavına hak kazanmaktadır. İlk defa 2003–2004 öğretim yılında dışarıdan başvuru kabul edilmiş ve gerekli kriterleri karşılayan ücretli öğrenciler de öğrenime başlamıştır. İki aşamayı başarıyla geçen öğrenciler, daha sonra birlikte, bir hafta süreli kamp dönemine katılmaktadır.
339 mezunundan 336’sı yurt içi ve yurt dışı üniversitelerinde öğrenimlerini sürdürmektedir. 2009 yılında 10. dönem mezunlarını veren okulumuzun 71 öğrencisi Harvard, Duke, Yale, Columbia, Williams, Stanford, MIT, Johns Hopkins, Swarthmore gibi saygın yüksek öğretim kurumlarına devam ediyorlar.
Beyazıt İlköğretim Okulu

30 Haziran, 2002’de Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul Üniversitesi arasında imzalanan protokol gereğince, bir devlet okulu olan Beyazıt İlköğretim okulu Üstün Zekalıların eğitmi projesi için uygulama okulu olarak tahsis edilmiştir. Rehberlik Araştırma Merkezlerince zeka testi sonucunda, üstün zekalı oldukları belirlenen ve proje ile ilgili Yürütme Kurulunun bilim komisyonu tarafından ikinci bir elemeye tabi tutularak seçilen özel öğrenciler ile seçilmeden kaydı yapılan ve İstanbul’un çeşitli ilçelerinden gelen birinci sınıf çocukları ile eğitim yapmaktadır. Okuldaki eğitim öğretim, beyin araştırmalarındaki öğrenmeyle ilgili son bulgular ve yüksek zeka düzeyine sahip öğrencilerin özellikleri temel alınarak düzenlenmektedir.
Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM)

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce açılan merkezlerdir. Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarına devam eden üstün veya özel yetenekli öğrencilerin örgün eğitim kurumlarındaki eğitimlerini aksatmayacak şekilde bireysel yeteneklerinin farkında olmalarını ve kapasitelerini geliştirerek en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak amacıyla açılmış olan bağımsız özel eğitim kurumudur.
 
Kaynakça
Akarsu, F. (2001) Özel yetenekli Çocuklar